KEMALİYE'NİN ÜSTÜNDEKİ ZENGİNLİĞİ 'ALTIN'A KURBAN ETMEYELİM
İsmail Yücel
 

Kemaliye Erzincan’ın turizme açılan kapısı.

Kemaliye ülke turizminde yükselen cazibe merkezi. 

Kemaliye’nin bir cazibe merkezi olmasını sağlayan özgün bir kültürü ve olağanüstü doğal güzellikleri var.

Kemaliye, KEMAV’ın öncülüğünde son 15 yılda büyük bir gelişme yaşadı.

Özgün bir mimari dokuya sahip evleri, kültür turizmi için büyük bir fırsat oldu.

Karasu üzerinde dünyanın en yüksek asma yürüyüş köprüsü olarak planlanan Sırat on Fırat Asma Yürüyüş Köprüsü Projesi İnşallah kısa bir süre sonra ihale aşamasına gelmiş olacak.

Sırat on Fırat, dünya ölçeğinde bir marka olacak ve bölge için büyük bir ekonomik potansiyel oluşturacak.

Dünyanın bilinen en büyük ikinci kanyonu olan Karanlık Kanyon her geçen yıl daha fazla ilgi görüyor.

Karasu üzerinde gerçekleştirilen tekne turları, Başpınar Köprüsü yakınlarında önümüzdeki dönemde yapılması planlanan setle birlikte çok daha değerli hale gelecek.

Karanlık Kanyon üzerinde gerçekleşen basejump atlayışları halen Türkiye’de ilk ve tek olma özelliğini koruyor.

Eğin Gabanından Kemaliye’nin üzerine doğru yapılan wingsuit atlayışları yöre turizmine ayrı bir değer katıyor.

Dağcılık, kano ve bisiklet gibi daha bir çok doğa sporu alanında sporseverler için özel bir yer olan Kemaliye önümüzdeki dönemde de doğa turizmi ile yükselmeye devam edecek.

Özetle Kemaliye’de turizm her geçen yıl giderek büyüyen bir ekonomi oluşturuyor, bu durum da gelecek için cesaret veriyor.

Ancak Kemaliye’nin bir süredir tek gündemi maalesef altın madeni.

Yörede altın arama faaliyetlerinin duyulması ile birlikte tüm bu güzellikleri korumak için bin bir fedakarlık yapan, sahip oldukları ile gurur duyan, gelecek için cesaretlenen Kemaliyelilerin ağız tadı iyiden iyiye bozuldu. 2019 yılının üçüncü çeyreğinde başlatılan altın arama sondaj çalışmaları yörede büyük infial oluşturdu.

Bu gelişmeler üzerine, Kemaliye Kültür ve Kalkınma Vakfı (KEMAV) olarak, 17 Ekim 2019 tarihinde Kemaliye’de bir istişare toplantısı düzenledik. KEMAV Başkan Yardımcımız Dr. Ferudun Çelikmen ve yönetim kurulu üyemiz Müştak Ağrikli Kemaliye’ye giderek hemşehrilerimizi bilgilendirdiler.

Daha sonra, 29 Kasım 2019 tarihinde yine Kemaliye’de, Erzincan Valimiz Ali Arslantaş’ın ev sahipliğinde ve Erzincan Milletvekillerimiz Süleyman Karaman ve Burhan Çakır ile Maden ve Petrol İşleri Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Sever, Kemaliye’deki sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin ve hemşehrilerimizin geniş katılımıyla altın arama faaliyetleri gündemli bir toplantı daha yapıldı. Bu toplantıya ben de katıldım ve Vakfımızın görüşlerini paylaştım.

Kemaliye’de yapılan bu iki toplantıdan sonra Ankara ve İstanbul’da da  iki istişare toplantısı düzenlendi. Ekim 2019 tarihinden itibaren toplam dört istişare toplantısında Kemaliye’deki altın tehdidi enine boyuna görüşülmüş oldu.

Bu toplantıların sonucunda;

Kemaliye’de altın madeni arama faaliyetlerinin durdurulmasının, Kemaliyelilerin ortak talebi olduğu güçlü bir şekilde ifade edilerek, Kemaliye’nin doğal güzelliklerini, kültür nehri niteliğindeki Karasu/Fırat Nehrini, Sarıçiçek Yaylasını, Subatan Gölünü, Dilli Deresini, Kadıgölü ve içme suyu kaynaklarını korumak amacıyla, gerekli yasal her türlü mücadelenin kararlılıkla yürütülmesi kararı alındı.

Bu çerçevede; Sarıçiçek Yaylası, Subatan, Hotar, Dilli Çayı, Karanlık Kanyon dâhil bu alanın barındırdığı habitat ve eko-sistem nedeniyle, bölgenin Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmesi için çalışmalar yapılmasına karar verildi.

Yine ayrıca, Kemaliye’nin doğal dokusu, özgün mimari yapısı ve taşıdığı kültür değerleri ile UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine dâhil edilmesi için gerekli çalışmaların yapılması ve girişimlerde bulunulması kararlaştırıldı.

T.C. Anayasası’nın 56'ıncı maddesi "Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşın ödevidir." hükmünü içermektedir.

Bir ülkenin yeraltı kaynakları o ülkenin en önemli zenginlikleridir, onların meşru bir zeminde çevreye (su, hava toprak, bitki örtüsü) zarar vermeden değerlendirilmesi, istihdam sağlanması ve ekonomiye kazandırılması gerekir. Kemaliyeliler bu gerçeğin elbette farkındadır.

Ancak bazen yer altı kaynakları ile yerin üstündeki zenginlikler arasında hayatın vazgeçilemez temel unsurları açısından mukayeseli değerlendirmeler yapılması gerekmektedir.

Kemaliye’deki altın arama faaliyetleri için devlet ve siyaset mukayeseli bir değerlendirme yapabilir. Hepimizin beklentisi budur, aklı selim bunu gerektirir.

Kemaliye’nin turizmle elde edeceği gelirin oluşturacağı refah, altın madeninden elde edilecek gelirden çok daha fazla ve kalıcı olabilir.

Kemaliye geçtiğimiz son 20 yılda turizmde elde ettiği kazanımları kaybetmek istemiyor.

Siyaset milletin ihtiyacını doğru tespit edebilmektir. Siyaset geleceği tasarlayabilmektir.

Bu süreçte hiç kimse "Altın arama faaliyetleri, altın işletme faaliyetleri turizme zarar vermez, turizmin gelişmesini engellemez" gibi bilimsel olmayan söylemlerde bulunmamalıdır.

Kemaliyeliler bu söylemi kendi akıllarına hakaret kabul etmektedir. Yine makamı ve mevkisi ne olursa olsun hiç kimse Kemaliyelilerin bu haklı mücadelesini hafife almamalıdır. Kemaliye’nin mevcut insan kaynağı, sahip olduğu haklarını; hukuka uygun ve Devlete saygılı bir şekilde kararlılıkla sonuna kadar koruyabilecek cesaret ve erişkinliktedir. Yöremiz için büyük bir şans olarak gördüğümüz KEMAV, tüm imkanlarını kullanarak, bu süreci yerel ve ulusal düzeyde yönetecektir.

Kemaliyelilerin nihai talebi, Kemaliye bölgesinin özellikle Karanlık Kanyon ve Sarıçiçek Yaylasını kapsayacak şekilde Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmesi ve böylece Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş’e ait '49729 nolu IV. Grup Maden İşletme Ruhsatı' kapsamından çıkartılmasıdır.

Kemaliyelilerin talebi, İlimizin Valisi, Belediye Başkanı ve Rektörü dahil, Erzincan’ın tüm kurum ve kuruluşlarının Kemaliye’nin haklı talebine destek vermesidir. Kemaliye sahip olduğu zenginliklerle, turizmdeki kazanımları ile bu desteği hak etmektedir.

Yürekten inanıyorum ki Erzincan Milletvekillerimizde, bu gerçeğe uygun bir siyaset oluşturabilir. Aksi takdirde telafisi mümkün olamayacak, kalıcı bir gönül kırgınlığı oluşabilir.

Proje adamı olarak bilinen Süleyman Karaman’ın Sırat on Fırat Köprüsüne olan ilgisini katkısını takdirle ifade ediyorum. Tren seferleri ile Karasu arasında kalıcı bir bağ kurarak bölge turizmine çağ atlatabilecek projesini ve daha bir çok projesini biliyor, takdir ediyorum.

Kemaliye’de altın madeni çıkarılması ile birlikte bu projeler büyük değer kaybedebilir, turizm kültürü büyük zarar görebilir, emekler zayi olabilir.

10 yıldır (beş dönem) yürüttüğüm KEMAV Başkanlığı görevimi 01 Şubat 2020 tarihinde yapılacak genel kurulda bırakacağım. Bu kararı yaklaşık 4 yıl önce almıştım. Yani benden önce görev yapan kurucu başkanımız gibi, ben de üç dönem görev yaparak ayrılmak istemiştim. O tarihte oluşan şartlar devam etmemizi gerektirdi. Bugün itibariyle yeni seçilecek yönetime tam bir güven ve huzur içerisinde emaneti teslim edeceğim.

Bundan sonra da her zaman KEMAV’ın yanında ve hizmetinde olacağım. Hemşehrilerimiz özellikle bilsinler ki, Kemaliyemizin karşı karşıya bulunduğu bu altın tehdidini hep birlikte bertaraf etmek için tüm tecrübem ve gücümle çalışacağım. Benim için gerçek huzur ve mutluluk ecdadımızın emanetlerini çocuklarımıza ve torunlarımıza teslim edebilmektir. Kamu görevlerim süresinde bir kamu hizmetini ihtiyaç olarak belirlerken gözettiğim en temel husus, o ihtiyacın karşılanmasının hangi ölçüde kamu yararı sağlayacağı olmuştur.

Tüm kalbimle ve vicdanımla inanıyorum ki, Kemaliye’de yıllardır emek verdiğimiz ve büyük kazanımlar elde ettiğimiz turizmle gelecekte sağlanacak kamu yararı, söz konusu altın madeninin çıkarılması ve işletilmesi ile oluşacak kamu yararından çok daha fazladır. Tüm mesele bu analizi adil ve rasyonel bir şekilde yapabilmektir. Bu süreçlerde görev alan ilgili kamu görevlileri ve siyasilerimiz de bu analizi Anayasamızın Devletimize verdiği görevi de dikkate alarak yapabilirler.

Kemaliye’nin ‘altın’ı karıştırmaktan vazgeçebiliriz, bir büyük yanlıştan dönebiliriz. Allah’ın bizlere lütufu olan doğal güzelliklerimizin zarar görmesine izin vermeyerek, gelecek kuşakların bizlerle gurur duymasını sağlayabiliriz.

Ecdadımız ve tarih bizi dikkatle izliyor. El ele vererek Kemaliye’nin üstündeki zenginlikleri ‘altın’a kurban etmeyebiliriz.

Yorumlar